MEB'de Yeniden Müdür Kıyımı!

MEB'de Yeniden Müdür Kıyımı!
2014'te MEB'de yaşanan müdür kıyımı yeniden mi başlıyor?Milli Eğitim Bakanlığında Ziya Selçuk döneminde okullara idareci atamalarında mülakatlarda yazılı sınavla aynı puan verilmeye başlanmış böylece yetkili sendika dışındaki...

2014'te MEB'de yaşanan müdür kıyımı yeniden mi başlıyor?

Milli Eğitim Bakanlığında Ziya Selçuk döneminde okullara idareci atamalarında mülakatlarda yazılı sınavla aynı puan verilmeye başlanmış böylece yetkili sendika dışındaki sendikalardan da idareciler atanmıştı.

Ardından Mahmut Özer MEB bakanlığı yapmış nihayetinde Yusuf Tekin Bakanlık koltuğuna oturmuştu. 2014 yılında okul müdürü kıyımı yaşandığında Yusuf Tekin müsteşarlık koltuğunda oturuyordu.

2014 Yılında ne olmuştu?

O Dönem Milliyetçi Hareket Partisinin Meclise verdiği soru önergesinde şu ifadeler yer alıyordu:

AKP Hükümeti, sekiz bine yakın okul ve kurum müdürünü görevden almış ve büyük bir kıyım yapmıştır. Yetişmiş ve liyakat sahibi okul müdürlerimizin bir kalemde çizilmesi eğitim hayatındaki yangını daha da körükleyecek, mağduriyetleri daha da tırmandıracaktır.

14 Mart 2014 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6528 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile  652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 37 nci maddesinde değişiklik yapılarak; 4 yılını dolduran okul müdürleri, müdür başyardımcıları, müdür yardımcıları görevden alınmış ve bu yasanın akabinde çıkarılan Yönetmelik ile de görevine devam edecek müdürlerin belirlenmesinde hukuka bağdaşmayan ve objektif olmayan değerlendirmeler yapılmıştır.

Müdürlükte dört yıllık görev süresini dolduranlar ile görev yaptıkları eğitim kurumunda sekiz yıllık görev süresini dolduran müdürlerin görevine devam edebilmeleri için, hazırlanan Form üzerinden yapılan değerlendirme sonucunda 100 üzerinden 75 ve daha üstü puan almaları gerekmektedir.

Değerlendirme formu tamamen yöneticinin tutum ve davranışlarını ölçmeye yöneliktir. Ancak, değerlendirme formunda yer alan sorulara verilen cevapların mutlak suretle bir gerekçesinin olması gerekmektedir. Yöneticinin değerlendirmesi yapılırken gerekçesiz bir şekilde puan verilmesi hukuka aykırıdır.

Değerlendirmede; öğretmenlerin, okul aile birliği ve öğrencilerin görüşü göstermelik olarak dikkate alınmıştır.  İlçe milli eğitim müdürü ya da ilçe milli eğitim şube müdürünün, okul müdürünün yöneticilik vasıflarına sahip olup olmadığını bilmesi mümkün değildir. Üstelik 2-3 aydır şube müdürlüğü koltuğunda oturanlar dahi değerlendirme yapmıştır.

Öğretmen, öğrenci ve velilerden 40 tam puan alan birçok okul müdürü, ilçe milli eğitim müdürlüklerince 35 puan verilmeyerek başarısız sayılmışlardır.

Tamamına yakını yandaş sendikanın belirlediği kişilerin oluşturduğu yeni atanan ilçe milli eğitim müdürleri ile bir kısmı atamaları iptal edilen, bir kısmı da geçici olarak görevlendirilen şube müdürlerinin, önceden birlikte çalışmadıkları, adını bile bilmedikleri, yeteri kadar tanımadıkları okul müdürlerine 100 puanlık değerlendirmenin 60 puanlık kısmını nasıl takdir ettikleri bilinmemektedir.

Ne hikmetse, görevine son verilen 8 bine yakın müdürün tamamına yakını Türk Eğitim-Sen üyesidir.

Değerlendirmelerde ciddiyetten uzak birçok uygulama bulunmaktadır.

-          Vefat eden okul müdürleri ile ilgili değerlendirmeler bulunmaktadır.

-          Öğretmen olduğu halde, okul müdürü olarak değerlendirme yapılanlar vardır.

-          Bazı belediyelerde çalışan ve değerlendirmeyle hiçbir alakası olmayan kişilere bile puan vermişlerdir.

-          Yüksek puan verilmiş iken yapılan baskı sonucu puanı düşürülen müdürler bulunmaktadır.

-          Daha önce okul müdürü iken ilçe milli eğitim müdürü olan ve kendisine bonkörce puan verenler bulunmaktadır.

Bunlar, Türkiye genelinde yaşanan skandallardan sadece birkaçıdır.

Değerlendirmelerde ne yazılı sınav vardır, ne de liyakat, başarı, bilgi ve tecrübe aranmıştır. Ama bu değerlendirmelerde adam kayırma, hak gaspı, hukuksuzluk, kişiye özel puanlamalar ve gayri ciddilik olduğu çok açıktır. Bu itibarla; Milli Eğitim Bakanlığında sekiz bine yakın okul müdürünün görevden alınarak büyük bir kıyım yapılmasına; tecrübeli, liyakat sahibi, çalışkan, dürüst, alnının teri ile müdürlük makamına gelmiş, yolsuzluğa ve haksızlığa bulaşmamış tertemiz kadroların, hukukla bağdaşmayan ve objektif olmayan değerlendirmelerle görevlerine son verilmesine dair işlemlerin tüm yönleriyle araştırılması ve eğitimde büyük infiale, kutuplaşmalara, çatışmalara yol açacak bu haksız ve hukuksuz uygulamanın ortadan kaldırılması için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98 inci, İç Tüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması gerekli görülmektedir.

Yusuf Tekin'in yeni yönetici atama yönetmeliği ısrarı yine bir kıyım için mi?

Yönetici atama yönetmeliğinin değiştirileceğini açıklayan Yusuf Tekin bu konuda maalesef güven vermiyor. Yönetici atama yönetmeliği hukuk kurallarına uygun mülakatsız olacak şekilde düzenlenmelidir.

Etiketler :