Ne çektiniz be Öğretmenler! Nur Akkaya Köşe Yazısı!

Öğretmenlerime hep hayran olmuşumdur. Daha 8 yaşındayken "Ali öğretmenimin söyledikleri benim için kanun niteliğindeydi."

Öğretmen olma hayalim böyle başladı. Derslerimde başarılıydım. Üniversite bazında düşünürsek (daha iyi bölümlere!) gidebilirdim. Ama ben öğretmenliği seçtim.

2010 yılında meşhur KPSS kopya skandallarının yaşandığı dönemde ben de KPSS'ye girdim. Bu arada Ankara Üniversitesi mezunuyum.

Neyse efendim... Sınavdan sonra Ali Demir ( dönemin ÖSYM başkanı) kopya skandalına karışanlar arasındaydı. 1500 karı koca full çekmiş deniliyordu.

Tabii biz isyan ettik. Hakkımızı yedirmeyiz dedik. Ama yine o dönemin Başbakanı ÖSYM başkanına güveniyoruz kopya mopya yok dedi ve konu kapandı. Sadece bir sınav iptal edildi. Ben zaten yüksek puan almıştım.

Tercih dönemi geldi. Bir sınıf öğretmeni olarak pek seçeneğim yoktu. Ağrı'nın bir köy okulunu tercih etmiştim. 12. sırada...

Vee geldi. Hayalim gerçek olmuştu. Öğretmen olmuştum. Hem de kadrolu ( Ben sözleşmeli olarak atananlardan değilim.)

Köye bir gittim ne göreyim. Küçücük bakkal bile yok. Tek öğretmenli. Müdür yetkiliyim. Muhtarı aradım böyle böyle ben bu köye atandım.

Sağ olsun koşturdu yardımcı oldu lojmanımı gösterdi.

Lojman yıkık döküktü. Onarıma başladım ( Kız halimle) Tabii köylüler de yardım etti.

Birleştirilmiş sınıflı köy okuluydu ve 5. sınıflar da bizdeydi. 1-2-3-4-5. sınıf bir arada...

İlk gün çok heyecanlıydım. Heyecanımı yenip sabah İstiklal Marşı okuttum. Sınıfa girdim. Hepsi bana bakıyordu. Ne diyeceğimi bilemedim. Bennn dedim. Yenii öğretmeniniz. Adımı öğrenmek ister misiniz?

---Kürtçe Türkçe karışık evattt sesleri yükseldi.

Yazımı burada bitiriyorum. Öğretmenlik maceramı okumak isteyenler yazılarımı takip edebilirler. Devamı eklenecek. Çünkü çok uzun bir yazı dizisi olacak. Dile kolay 14 yılı anlatacağım.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Arşivi