1881 Tarihli 2. Abdülhamid Döneminde Çıkartılan Arap Milliyetinin Beyannamesi

1881 Tarihli 2. Abdülhamid Döneminde Çıkartılan Arap Milliyetinin Beyannamesi
Dergi Parkta yer alan ve Arap milletinin beyannamesi olarak tarihi geçen belge bu günlerde tekrar gündemde.

Arap Beyannamesi nedir? Hangi Padişah döneminde çıkarıldı?

Osmanlı devletine karşı Arap topraklarında yaşanan hoşnutsuzluğun belgelenmiş halidir. Öncelikle kaynak (dergipark makalesidir ve linke tıkladıktan sonra pdf indirme kısmına geçer) 1881 tarihli bu risalede ise şunlar yazıyor:

"ey müslümanlar!

uzun bir süredir, hem arap milleti hem de hristiyan milleti, türklerin pençesinde ve zulmü altında çeşitli felaketler yaşadı ve bu durum ülkelerin yıkımına ve harab olmasına sebep oldu. mevcut durum bizleri derinden etkiledi. ayrıca, bugün gerçekleşecek olan savaşa katılmamız için bizden yardım istenecek. bu savaşın, sanki haklarımızı korumak ve düşmanı topraklarımızdan atmak için yapıldığı söylenecek. türkler, yakın zamana kadar rumlar ve bulgarlar gibi tebaalarına zulmetti ve karadağ, sırbistan ve boğdan halklarından vergi adı altında haraç topladı. ancak şimdi, bu halklar bağımsızlığa kavuştuğu için, türkler onların kanlarını içmeye mecbur kaldı ve şimdi tüm dikkatlerini arap milletine çevirerek uzun zamandır uyguladıkları zulmü devam ettirecekler.

ey arap milleti!

bildiğiniz üzere, geçmişte rusya, sırbistan ve karadağ ile yapılan savaşlar sizin kanınız ve malınızla gerçekleşti. 1877-78 osmanlı-rus savaşı sırasında çocuklarınızı savaşa gönderdiniz ancak onlar ödüllerde geri bırakıldılar. hatta onlara korkaklık ve hainlik isnat edilerek, araplar'ın savaştan kaçmak için parmaklarını kestikleri söylendi. şimdiye kadar bizler arasından hiç kimse general veya vali gibi yüksek rütbeler kazanamadı. bu rütbeler, kendi vatanlarına ihanet eden ve onurlarını düşmana satan türklere ayrılmıştır. savaştan az sayıda kurtulan çocuklarımız, devletten bir miktar maaş almak bir yana, ihanet, zulüm ve hakarete maruz kalmışlardır.

düşünün ki, atalarınız ne kadar soylu ve cesurdu, şimdi ise kötü bir durumdasınız. türk devletinin zulmünden ve baskısından kurtulup bağımsızlığa ulaşanların durumuna bakın. onlar kıskanılacak bir durumda, refahta ve adilane ödüllerle ödüllendirilirken, siz türklerin zulmüne maruz kalıyorsunuz. ne zamana kadar uyuyacak ve gaflette kalacaksınız? yunanistan ile yapılan savaştan sonra türk devletinin gücü kalmayacak ve sizin kanlarınızı emmek, mallarınızı yağmalamak ve gençlerinizi esir almak gibi zulümlere başvuracaklardır.

ve sizlere verilen vaatlerin gerçekleşmesi bir yana, çeşitli vaatlerle aldatılacak ve altı yüz yıldır size yapılan hile ve tuzaklardan geri durulmayacaktır. vatanınızın haklarını korumak adına düşmanı savunmak bahanesiyle sizden para talep edilecek. ancak bu paralar, lüks ve israf için harcanacaktır. ve düşman karşısında kanlarınızı döktükten sonra tümünüzü yunanistan'a satarak, size 'kader böyleymiş' diyeceklerdir.

ey müslümanlar!

dikkat edin, bu türkler ülkemizi nasıl rusya, sırbistan, karadağ ve bulgaristan'a teslim ettiler. namuslarımızı nasıl rusya'ya ve daha sonra karadağ'a sattılar. ve bundan sonra topraklarımızı yunanistan'a satacaklar. göreceksiniz. türklerin sahte dikkat ve hazırlıklarına aldanmayın. çünkü ileride hem sizin topraklarınızı hem de diğer müslüman kardeşlerinizin vatanlarını düşmana teslim edecekler.

ey din kardeşlerim, ne zamana kadar sessiz kalacaksınız? lübnan dağlarının halkı kıskanılacak bir durumda değil midir? ve mısır halkının refahı ve rahatı ne düzeyde? siz de bu rahat ve güvenliğe ulaşabilir misiniz? bağımsızlık şerefini kazanmak için kanlarınızı dökmeniz gerekiyor. sırplara, bulgarlara ve yunanistan halkına bakın, onların arasında liderler, bakanlar, önemli kişiler, subaylar, büyükler ve memurlar var. siz neredesiniz, onlar nerede? bugün sizden bir komutan, bir bakan veya bir yönetici var mı? büyük ve küçük, her biriniz aşağılanmış ve fakir, mallarınız ve servetiniz ise tamamen türklerin elinde. girit adası'nın halkına bakın, nasıl bağımsızlıklarını kazandılar.

ey müslümanlar!

sizler cesur olmanıza rağmen arap kavminin bir parçasısınız. işinizi bağımsızlığa adamalısınız. çünkü atalarımız özgürce yaşamış ve savaşlarda ün kazanmışlardır. sizler ise haklarınızdan habersiz ve görevlerinizden uzaktasınız. eğer bu gaflette kalmaya devam ederseniz, pişman olanlardan olacaksınız.

ey suriye hristiyanları!

müslümanlarla birlik olun ve özgürlüğünüzü kazanmak için yeteneklerinizi geliştirin. çünkü türkler sizden korkarlar. içinizde bulunan konsoloslardan çekinerek, sizlerin kadınları ve çocuklarının özgürlüklerine zarar veremezler. hemen kardeşlerimiz müslümanlarla birlikte gönülden birleşin. çünkü bu tür işler ve çıkarlarınızın kaynağı birdir.

ey müslümanlar ve ey hristiyanlar!

türklerin elinden kurtuluşumuz ve kurtuluşumuz tek söz ve tek elde birleşmeye bağlıdır. bu birliktelikle arap milleti türklerin esaretinden kurtulur. işte şimdi son savaşın zamanıdır, bu fırsatı değerlendirin. aksi takdirde pişmanlık ve kayıp içinde kalırsınız. sakın ola ki türklere çocuklarınızdan bir asker, mallarınızdan bir dirhem bile vermeyin. çünkü türkler onların dini ve dünyevi değerlerine bir kuruş bile vermeyecekler. türkler topraklarınızı ve vatanlarınızı satmak niyetindeler. çünkü onların dini ve dünyevi değerleri bir dirhem ve dinar, ahiretleri ise azap ve utanç içinde övünç kaynağıdır."

Beyannameye ulaşmak için: 

Etiketler :